Muhakemede Ahlak Filtresi
- 22 Ağu
- 1 dakikada okunur
Ahlaklı bir ölüm mü, ahlaksız bir yaşam mı?
Neden ‘başın sağ olsun’ demek, özür dilemekten daha kolaydır?
Yaşamı arzuladığımız, ölümden ise korktuğumuz için; şahsi arzularımız, ahlaki standartlarımızı körelttiği için, bu tip sorulara cevap verirken duraksar, içimizden geldiği gibi konuşamayız.
Muhakememiz bir yandan soruyu incelerken, bir diğer yandan keskin ucu kendimize dönmeye başlar. Sorgulamaya pişmanlık, utanç ya da belki ikiyüzlülük eşlik etmeye başlar ki, genellikle niyetimiz kötü olduğu için değil, sorgulamanın derinliğine, yaşamımızla yüzleşmeye hazır olmadığımız için.
Fakat burada samimi bir niyet de tek başına yeterli olmaz.
Çünkü nitelikli bir muhakeme, nitelikli bir bilgi gerektirir.
Bir başka deyişle, muhakeme bilgiyle çalışır; bilginin standardı düşükse, çıkarımın da standardı düşük olacaktır.
Bu sebepten sorulması gereken başka sorular da vardır:
Ahlak öğrenilmiş bir olgu mudur, yoksa o içsel bir pusula mıdır?
Öğrenilmişse, o hangi bilgi kaynağının ürünüdür?
Ruhsal bir standarda mı sahiptir, yoksa toplum tarafından gelenek, görenek formunda mı biçimlendirilmiştir?
Belki de içsel pusula kisvesi altında, arzu ve isteklerimiz bizi yönlendirmektedir.
Fakat renklenmiş bir akıldan, ancak renklenmiş bir deneyim kendini gösterir.
Dolayısıyla nitelikli muhakeme, kapsamlı bir konu ve meşakkatli bir yolculuktur.
Ancak yaşamın ahlaklı, ölümün ise nitelikli olmasını istiyorsak, bu yolda geniş ve sağlam adımlar atmamız gerekmektedir.
Yorumlar